Mohamed Salah Hayatı Biyografisi

Mohamed Salah, 15 Haziran 1992‘de El Gharbiya’daki Nagrig köyünde hayata merhaba der. Fakir bir ailenin çocuğu olarak hayatı boyunca hep zorluklarla karşılaşır.


Liverpool'da gösterdiği performansla kendisine hayran bırakan Muhamed Salah, Liverpool'da Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırır. İşte Salah'ın sözlerinden kendi hayatı...

Futbola Kahire’deki El Mokawloon futbol kulübünde başlar. Onun bir tanıdığı şöyle demiştir: “O da bizim gibi acı çekti. O da bizim karşılaştığımız zorluklarla ve engellerle karşılaştı, ama o ısrarcı oldu ve sonunda başardı.” Ayrıca şu sözleri ekliyordur: “Bütün başarısına rağmen hala köyüne dönüp arkadaşlarının ve akrabalarının düğünlerine katılan alçak gönüllü biridir.”

Futbola henüz 7-8 yaşında bir çocukken aşık olmuştum. Şampiyonlar Ligi'ni izliyordu ve sokakta arkadaşlarımla oynarken Brezilyalı Ronaldo, Zidane ve Totti gibi oynamaya çalışıyordur. Bu oyuncuları çok beğeniyordum.

Futbol hayatının dönüm noktası olan maçı, Mısır 23 Yaş Altı Milli Takımı’nın İsviçre’nin Basel takımı ile yaptığı dostluk maçıydı. Bu maçta başarılı bir performans ortaya koyan Salah, Basel’den transfer teklifi aldı. 2012 yılında Basel‘e transfer oldu.

İki yıl sonra ise İngiliz devlerinden Chelsea‘ye transfer oldu. Chelsea bu transfer için 16,5 milyon euro bonservis bedeli ödedi. Fakat Chelsea formasıyla beklenilen performansı gösteremeyen Salah, önce Fiorentina‘ya ardından da Roma‘ya transfer oldu. Roma’da yıldızı parladı. Burada 41 maçta 19 gol atma başarısını gösterdi.

Performansıyla birçok Avrupa kulübünün dikkatini çeken Salah, 2017’nin Temmuz ayında 50 milyon dolara Liverpool‘a transfer oldu.

Liverpool formasını ilk giydiği günden beri başarılı performansı ile göz doldurdu. 2017’nin Kasım ayında Premier Lig’de ayın oyuncusu seçildi. İngiltere Profesyonel Futbolcular Birliği tarafından Premier Lig’de yılın oyuncusu ödülünü kazandı.

Mohamed Salah, Taraftarlar, benim ismimi şarkılarda kullandığında çok mutlu oluyorum. Taraftarlara bunun için çok teşekkür ediyorum. Onlara büyük saygı duyuyorum. Benim için şarkı söylemeleri... Bunun anlamı çok büyük.

2013 yılında evlenen Salah’ın Mekke adında tek kız çocuğu vardır. Mohamed Salah Hayatı Biyografisi.

Steven Nkemboanza Mike Christopher Nzonzi Kimdir?

Nzonzi Kimdir? Hangi Takımlarda ve liglerde oynadı? Kariyerinde kaç gol kaç asist yaptı? Nzonzi nasıl bir oyuncudur?


Steven Nkemboanza Mike Christopher Nzonzi Kimdir? 15 Aralık 1988 tarihinde Fransa'da gözlerini açtı. Futbol hayatının ilk maçını Amiens'te oynayan Nzonzi, 2009'da Blackburn Rovers'a güzel bir bonservis ücreti ile transfer oldu.

Blackburn Rovers'da başarılı performansının geçirip, 2012 yılında İngiltere Premier Lig takımlarında Stoke City'ye transfer oldur.

Stoke City'de 3 sezon oynadıktan sonra 2015'te 8 milyon Euro ücret ile, La Liga takımlarından Sevilla'ya gider. La Liga ekibi Sevilla ile ilk sezonunda UEFA Avrupa Ligi Kupasını kazanma başarısını gösterir.
Steven Nkemboanza Mike Christopher Nzonzi Kimdir
Steven Nkemboanza Mike Christopher Nzonzi Kimdir?
3 sezon'da Sevilla formasını performans abidesi olarak giyen Nzonzi, geçen sezonun başında İtalya takımı Roma'ya transferi gerçek olur. Roma kulübü Sevilla'ya Christopher Nzonzi transfer için 27 milyon Euro bonservis öder. Performans abidesi oyuncu 2018 Dünya Kupası'nda Fransa Milli Takımı'nda yer aldır ve kupayı kazanır.

Nzonzi Kariyeri Atığı Goller ve Asistleri

Kariyeri boyunca toplamda 430 karşılaşmaya çıkan orta saha oyuncusu Nzonzi, 22 gol, 22 asist yapmıştır.

Son olarak ülkemizin büyük takımların dan Galatasaray'a 1 yıllık kiralık olarak gelen Nzonzi Kimdir, soruları cevap bulmuştur.

Beşiktaş, Rhodolfo'nun bonservisini aldı

Beşiktaş, Brezilyalı savunma oyuncusu Luiz Rhodolfo'nun transfer konusu ile ilgili Flamengo Kulübü ile anlaştıklarını duyurdu.
Beşiktaş, Rhodolfo'nun bonservisini aldı


Beşiktaş Futbol Yatırımları Sanayi ve Ticaret AŞ'den Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) gönderilen açıklama şöyle:

"Luiz Rhodolfo Dini Gaito'nun transferi konusu ile ilgili Flamengo Kulübü ile anlaşmaya varılmıştır. Sözleşme fesih bedeli olarak Flamengo Kulübü doğrulusunda şirketimize 1.400.000 avro ödenecektir. Oyuncunun aktarımı Brezilya Futbol Federasyonunun aktarma sezonu açıldığı tarihte gerçekleşecektir."

Mathieu Valbuena Fenerbahçe'de!

Yeni sezona Mehmet Ekici transfer ile start veren Fenerbahçe, ikinci imzayı Fransız oyuncu Mathieu Valbuena'ya attırmaya hazırlanıyor.


Sarı Lacivertlilerle prensip anlaşmasına varan 32 yaşındaki 10 numara oyuncu, bugün Türkiye saatiyle 12.30'da Fransa'nın Nice şehrinden kalkan Türk Hava Yolları'na ait tarifeli uçakla İstanbul'a geldi. Başarılı isim aşağı yukarı 3 saat süren yolculuğunun sonrasında 15.10 sularında İstanbul'a ayak bastı.

İmza, Töreni 17'sinden sonra

Fenerbahçe Kulübü, resmi internet sitesinden yaptığı açıklamada, "Kulübümüz, profesyonel futbolcu Mathieu Valbuena ve takımı Olympique Lyon ile yaptığı görüşmeler neticesi kulübümüze aktarımı konusu ile ilgili prensip anlaşmasına varmıştır. Resmi aktarma devresi açıldıktan sonra Mathieu Valbuena ile sözleşme imzalanacaktır." diyerek imza tarihinin de 17 Haziran'dan sonra olacağını bildirdi.

Enes Ünal gözaltına alındı!

2018 Dünya Kupası Elemeleri'nde dün Kosova ile karşılaşan Milli Takım, bu sabah İstanbul Atatürk Havalimanı'na indi. Pasaport kontrolünden geride bıraktığımız millilerden Enes Ünal, Atatürk Havalimanı Pasaport Ofis Amirliğinde gözaltına alındı.

Enes Ünal gözaltına alındı


Ofis Amirliğinin mesaisinin başlamasının sonrasında prosedür oluşturulan Ünal'ın asker kaçağı bulunduğu belirtildi. En kısa sürede rastgele bir askerlik şubesine gitmesi gerektiği tebliğ edilen Ünal, sonrasında serbest bırakıldı.

Milli futbolcu Ofis Amirliği çıkışında rastgele bir açıklama yapmadan havalimanından ayrıldı.

Fehmi Alpay Özalan biyografisi ve kariyeri

Fehmi Alpay Özalan kimdir? 29 Mayıs 1973, İzmir doğumlu Türk eski Milli futbolcu ve Samsunspor teknik direktörü.

Fehmi Alpay Özalan biyografisi ve kariyeri

Alpay, futbola Altay Spor Kulübü'nde başladı. 1991-92 sezonunda 3. Lig'te mücadele eden Soma Linyitspor'a kiralık verildi ve profesyonel kariyeri başlamış oldu. 8 Eylül 1991'de Çeşmespor ile oynanan maç kariyerinin ilk maçı oldu. Aynı maç kariyerinin de ilk golünü kaydetti. Buradaki performansı ile yalnızca kulübü Altay'ın değil millî takımın da ilgisini çekti ve Fatih Terim doğrulusunda izlenmeye başlandı. Bir ileri sezon da Altay'a geri döndü. 30 Ağustos 1992'de Galatasaray karşısında hem ilk kez Altay forması giydi hem de ilk kez birinci lig maçına çıktı. İlk birinci lig sezonunda 24 maça çıkan futbolcu gösterdiği başarılı performanstan ötürü ertesi sezon Beşiktaş'a transfer oldu.

Beşiktaş'taki ilk maçı 19 Eylül 1993'te forma giydiği Bursaspor maçı oldu. Teknik direktör Gordon Milne futbolcuyu ilk 11'de sahaya sürdü ve 90 dakika oyunda tuttu. Maç 0-0 berabere sonuçlandı. Fakat evvelce Milne sonra da Christoph Daum doğrulusunda sıksık ilk 11 oyuncusu olarak oynatılmadı. O sezon Kupa Galipleri Kupası'nda oynayarak ilk kez Avrupa arenasında boy gösterdi. Ajax ile oynanan iki maçta da sahaya ilk 11'de çıktı. Alpay, ilk kupasını bu sezon kazadı. Beşiktaş'ın Galatasaray ile eşleştiği Türkiye Kupası finalinin ilk maçında 54. dakikada kırmızı kart görerek takımını eksik bıraktı fakat maç 0-0 sona erdi. Rövani maçında ise oyuna 72. dakikada dahil olan futbolcu 83. dakika Beşiktaş'a galibiyet getiren golü attı ve maçı 3-2 kazanan Beşiktaş, kupayı kazanan doğrultu oldu.

1994-95 sezonunda ise Daum'un değişmez futbolcularından biri Alpay oldu ve ligde 29 maç forma giydi. Beşiktaş, sezon neticesinda lig şampiyonu oldu. Alpay, defansta performansı dışında attığı 3 golle de takımının şampiyonluğunda katkı sağladı. Bir ileri sezon maç miktarını 31'e yükseltti ve kariyerinde ilk kez UEFA Şampiyonlar Ligi ön eleme maçına çıktı. 1996-97 sezonunda Başbakanlık Kupası'nın sahibi oldular. 1997-98'de ise ikinci Türkiye Kupası şampiyonluğunun yanı sıra Cumhurdiğernlığı Kupası da gördü. Hem de ilk kez Şampiyonlar Ligi gruplarında beş maçta forma talihi buldu. 1998-99 sezonu ardından Beşiktaş ile yollarını ayırdı.

1999 seneninda Beşiktaş'tan ayrılan futbolcu Siirt Jetpaspor ile anlaştı. O devre Sergen Yalçın gibi mühim futbolcuların haklarını alan bu kulüp ile gelen teklifleri düşünen Alpay, İstanbul'un bir diğer büyüğü olan Fenerbahçe'ye kiralandı ve bir sezon burada top koşturdu. 8 Ağustos 1999'da Vanspor ile oynanan maçta ilk kez sarı lacivertli forması giyen futbolcu, bir de gol attı. 29 maçta forma giyen futbolcu, iki kez de kırmızı kart gördü. Ligi dördüncü bitiren takım, Türkiye Kupası ve UEFA Kupası'nda da ilk turda elenince kadrosunda değişime gitti ve Alpay ile sözleşme yenilemedi.

2000 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda oynadığı iyi futbol ile 2000-01 sezonu başında Aston Villa'ya transfer oldu ve 4 sezon süresince adada başarılı performans sergiledi. İlk ilk haftasında Leicester City FC ilk oynanan maçta sahaya ilk 11'de çıktı ve takımının kalesini gole kapattı. İlk sezonunda 33 maça çıktı. 2001-02 sezonuna da Intertoto Kupası kazananı olarak UEFA Kupası'na çıkarak başarı ile başladı. Ligde ise 14 maç üst üste sahaya ilk 11'de çıkarak takımının en mühim oyuncularından olduğunu gösterdi. Fakat bileğinden geçirdiği bir sakatlık nedeniyle sezonu Aralık ayında kapamak mecburiyetinde kaldı ve 2002 Dünya Kupası'nı kaçırma tehlikesi yaşadı.

2002-03 sezonunda idare ve doğrultutarlar ile problem yaşam sürdüren futbolcu yalnızca 5 maçta forma talihi bulabildi. 2003-04 sezonunda ise kulüp ile bağları daha da gerildi. 20 Eylül 2003'te Charlton Athletic ile oynanan maçta tribünden reaksiyon göreb Alpay, Villa amacıyla ilk ve tek golünü attığında seyirciye sus işareti yaparak reaksiyon çekti. Ekim ayında 2004 Avrupa Futbol Şampiyonası elemelerinde oynanan Türkiye-İngiltere maçında, David Beckham ile yaşadığı gerginlik neticesi kulübünden ayrılmak mecburiyetinde kaldı.

Güney Kore ve Japonya düzenlenen 2002 Dünya Kupası'nda gösterdiği performans ile bu ülkelerdeki futbol kulüplerinden astronomik teklifler alan Alpay, Ocak 2004'te Güney Kore'nin Incheon United takımına transfer oldu. Aynı sezon ortamında Japonya'nın Urawa Red Diamonds takımına geçti. Asya'da senenin defans oyuncusu seçildi. Alpay Özalan daha sonra oynadığı yedi maçta üç kırmızı kart gördü. Japon kulübü Alpay'ın disiplin problemleri nedeniyle oluşturulan sözleşmeyi iptal etti. Urawa Red Diamonds takımından ayrıldıktan sonra, 2005-2007 yılları arasında Almanya'nın 1. FC Köln takımında oynadı.

Ağustos 2005'te Alpay, Bundesliga ekibi 1. FC Köln'e transfer oldu ve ilk maçına 19 Eylül 2005'te Borussia Dortmund karşısında çıktı. Maçta takımının tek golünün asistini yaptı. 22 Ekim 2005'te Eintracht Frankfurt'a 6-3 yenildikleri maçta da ilk Bundesliga golünü kaydetti. 3 Aralık 2005'te Hamburg SV ile oynanan maçta rakibi Guy Demel'e dirsek atan Alpay kartla cezalandırılmasa da maç neticesinda Almanya Futbol Federasyonu futbolcuya 4 maçlık bir ceza verdi. O sezon ligi 17. bitiren Köln ekibi grup düştü. Alpay bir ileri sezon 2. Bundesliga'da 27 maçta vazife yaptı. 2007-08 sezonunda teknik direktör Christoph Daum ile konuda muhabakaya varamayan futbolcu, sezonun ilk %50 sinde vakit vakit yedek kulübesinde otursa da forma talihi bulamadı ve kadro dışını bırakıldı. Sezon neticesinda 1. FC Köln birinci lige yeniden yükseldi. Alpay ise futbol hayatını sonlandırdı.